Esenlikler
Dünya'yı Türk yönetmeli.. Çünkü Türk tefekkürü Bozkurt gibi yaradanından başka kimseye itaat etmeyen, esir düşmektense kendini yok etmeyi yeğleyen bir yapıya sahiptir.. Bu yapı da bizzat yaratılıştan görevimizi dünyaya adaletle hükmetmek olarak tanımlar. Bizler Tanrı'nın askerleriyiz.. Asker demek savaşçı demek olsa da bizler gözü dönmüş köpekler veya çakallara benzemeyiz. Çünkü bir kurt stok yapmak veya egosunu tatmin etmek için asla kan dökmez.. Onun için yegane yaşam sebebi yuvasını ayakta tutmak, ocağını tüttürmek, göz dikenin gözünü koymak, töresini yaşatmak, onur ve şerefinden taviz vermemek..
İşte bu anlamda acunun başlangıcından beri süre gelen iyiyle kötünün savaşında bir Türk'ün Türk olabilmesi için önce Türk soylu, sonra Türklük bilinciyle dolu olması gerekmektedir.. Şayet birincisi ikincisine zemin oluşturmakta, ikincisi de her şeyden önce bir erdemler bütünü olarak yüksek bir olgunluk seviyesidir.
Ben de bu uğurda tini otuz adım önden giden birisi olma yolunda ilerliyor, deneyim ve düşüncelerimi andalarımla paylaşıyorum.. İçinde bulunduğumuz dünya her an iyiye veya kötüye evriliyor, bizler bunun iyi yönde olması için en azından evvela kendi ırkımız için (kendine yararı dokunmayanın başkasına da yararı dokunmaz) gerekirse gece-gündüz uyumamalı sürekli çalışmalıyız. Birbirimize ışık olmalıyız.. Sen ışık olsan, ben ışık olsam, birbirimizden başkasını görmesek bile, bizden olmayanlar karşıdan baktığında bir ateş topu görecektir mutlaka..
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak, demiş şair..
Esen ola.
|